Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda veri egemenliğinin önemini vurguladı. Veriyi kendi topraklarında tutmanın siber bağımsızlığın somut ifadesi olduğunu belirtti.
Bilgi Güvenliği Derneği tarafından düzenlenen Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Konferansta, yapay zekânın siber savunmadaki rolü, kritik altyapı güvenliği, ulusal kriptoloji stratejileri ve veri mahremiyeti gibi konular ele alındı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konferansta yaptığı konuşmada, verinin günümüzdeki önemine dikkat çekti. Uraloğlu, verinin sadece arşivlenen bir yığın olmadığını, aynı zamanda üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temeli olduğunu belirtti. Verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğunun teknolojik olmanın ötesinde stratejik, ekonomik ve milli bir mesele olduğunu vurgulayan Uraloğlu, verinin egemenliğini tesis eden ülkelerin geleceğin kazananları olacağını ifade etti. Türkiye’nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişlettiklerini ve siber güvenlik alanındaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürü olarak Siber Güvenlik Başkanlığı’nın kurulduğunu söyledi.
Bakan Uraloğlu, haberleşme sektörüyle ilgili çalışmalara da değinerek, BTK’nın düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü hatırlattı. Kurul kararıyla yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ek güvenlik tedbirleri almakla yükümlü kılınmasının, sektörel güvenlik seviyesini yükseltmek ve altyapıların siber dayanıklılığını artırmak açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca, dijital dünyada en çok korunması gerekenlerin çocuklar olduğunu vurgulayarak, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırıldığını ve yaş doğrulama sisteminin uygulandığını hatırlattı. Çocukların sağlıklı gelişimini ön planda tutmanın ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamanın milli güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, geleceğin güçlü devletlerinin teknolojiyi kendi iradesiyle yönetebilenler olacağını belirterek, son dönemde dünyada yaşanan siber saldırılara örnekler verdi. Önal, siber güvenliğin artık sadece bilgisayarların değil, bir ülkenin gıda tedarik zinciri gibi kritik alanların da güvenliği meselesi haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin dijital egemenlik yolunda önemli adımlar attığını, Siber Güvenlik Kurulu’nun kritik altyapıların korunmasını ve yerli teknolojilerle kapasite geliştirmeyi öncelikli olarak ele aldığını belirtti. Verinin sadece teknik bir unsur değil, stratejik bir değer olduğunun vurgulandığını ve siber güvenlik, dijital dönüşüm ve yapay zekânın aynı masada konuşulduğunu ifade etti. Hiçbir sistemin yüzde 100 güvenli olmadığını belirten Önal, asıl sorunun saldırıya uğrayıp uğramayacağı değil, saldırıya uğradığında ne kadar çabuk toparlanılacağı olduğunu söyledi. Önleme kadar tespit, müdahale ve toparlanma kabiliyetlerine yatırım yapılması gerektiğini, yedeklik, kriz tatbikatları ve kuantum sonrası şifreleme planlarının artık bir zorunluluk olduğunu belirtti.
BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, haberleşme altyapısının güvenle büyümesi için ilave güvenlik tedbirleri aldıklarını ve tüm işletmeciler için ek güvenlik tedbirlerini zorunlu hale getirdiklerini bildirdi. 6 Şubat depremlerinin tecrübesinden hareketle, 5G yetkilendirmesinde işletmecilere afet anında sahaya hızla ulaşabilecek bir haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirildiğini hatırlattı. Ayrıca, olağanüstü durumlar için işletmecileri beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlü kıldıklarını paylaştı. Koçyiğit, Washington’da katıldıkları MILCOM 2026 etkinliğinde elektronik karıştırmanın yapay zekâ ile tespiti, GPS sinyallerinin karıştırıldığı ortamlarda konumlama ve kuantum bilgisayarlara dayanıklı şifrelemenin öne çıktığını belirtti. ASELSAN ile geliştirilen Milli Monitör Sistemi’nin frekansları izlediğini ve enterferans konum tespit teknolojisinin gelişmiş sistemlerden biri olduğunu söyledi. Şebekede çalışan cihazların artık bir egemenlik meselesi olduğunu vurgulayan Koçyiğit, 5G’de yerli malı oranının yüzde 60’a, Milli Haberleşme Ürünü oranının ise yüzde 15’e çıkmasını şart koştuklarını dile getirdi. Öğrencilere yönelik ücretsiz yapay zekâ eğitimleriyle yanlarında olduklarını ve merak etmelerini, soru sormalarını ve hata yapmaktan çekinmemelerini tavsiye etti.
Yorum Yap