Marmara Havzası Su Kurulu, 20 Ekim 2026’da İstanbul’da toplandı. Taşkın risklerinin azaltılması ve su güvenliğinin sağlanması için kritik kararlar alındı.
Marmara Havzası Su Kurulu Toplantısı, 20 Ekim 2026’da İstanbul Valisi Davut Gül başkanlığında toplandı. Yaklaşık 220 katılımcının yer aldığı buluşmada, havzanın su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, iklim değişikliğine uyum, su kalitesinin iyileştirilmesi ve taşkın risklerinin azaltılması ana gündem maddeleri olarak belirlendi.
Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, İstanbul’daki son taşkınlarda hayatını kaybedenlere rahmet diledi. İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Sever, artan taşkın ve kuraklık risklerine karşı kriz yerine risk yönetimi anlayışının benimsenmesinin önemini vurguladı. Havza ölçeğinde hazırlanan taşkın yönetim planlarındaki tedbirlerin zamanında ve etkin uygulanmasının, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmada kritik rol oynayacağını belirtti.
İstanbul Valisi Davut Gül, taşkınların yalnızca aşırı yağışlarla açıklanamayacağını ifade ederek dere yataklarındaki yapılaşma ve doğal akışın engellenmesinin zararları artırdığını söyledi. Taşkın riskinin azaltılmasının mekânsal planlamadan yapılaşma denetimine kadar bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Gül, son yaşanan taşkınların İstanbul ve Marmara için bir milat olması gerektiğini dile getirdi. Kuraklıkla mücadele, suyun depolanması, korunması ve taşkın risklerinin azaltılması konularında bilimsel ve mühendislik esaslı tedbirlerin kararlılıkla uygulanması gerektiğini ekledi.
Toplantıda, Marmara Havzası’nda su kalitesinin iyileştirilmesi için öncelikli atıksu arıtma yatırımlarının hayata geçirilmesi, su kayıplarının hedeflenen seviyelere indirilmesi ve kaynaktan musluğa içme suyu güvenliğinin sağlanması kararlaştırıldı. Taşkın risklerinin azaltılması amacıyla Taşkın Yönetim Planlarındaki tedbirlerin İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) ile bütünleştirilerek uygulanmasının takip edilmesi, riskli alanlarda imar planlarının gözden geçirilmesi ve can güvenliği açısından tehlike oluşturan bodrum katlarının belirlenmesi yönünde de önemli kararlar alındı.
Yorum Yap